Kayıtlar

THE PURPOSE OF LIFE

"TO SEE THE WORLD, THINGS DANGEROUS TO COME TO, TO SEE BEHIND WALLS, TO DRAW CLOSER, TO FIND EACH OTHER AND TO FEEL THAT IS THE PURPOSE OF LIFE"  THE SECRET LIFE OF WALTER MITTY  "YAŞAMIN AMACI HOŞA GİTMEYEN ŞEYLERİ YENMEKTİR." FOERSTER  "HİÇ RİSK ALMAYAN KİŞİ BELKİ ACI VE ÜZÜNTÜLERDEN KORUNABİLİR AMA BÜYÜYEMEZ, SEVEMEZ, DEĞİŞEMEZ, HİSSEDEMEZ, ÖĞRENEMEZ GARANTİ = KÖTÜLÜK = ÖZGÜRLÜĞÜN KAYBI " LEO BUSCAGLIA  EN KÖTÜSÜ HER ŞEYDEN BİR PARÇA YAPMAK""PETER DRUCKER

Çocukluk

Resim
Tek başına kendi bütünlüğünü korumak için mücadele eden tüm çocuklara ithafen. Hafıza ne enteresan şey. Yakın zamanda bir pres ütü almam gerekti ve bu ütü sayesinde hafızam beni taa çocukluk yıllarındaki bir anıya götürdü, o ütüyü ilk gördüğüm yere. Bugünlerden ve bu bilinçteki halimden o günlere baktım sonra.  Bir çocuk gördüm orada, ailesinden ayrılması gerekmiş, bazı yakınlarına emanet edilmiş bir çocuk. İstemediği halde saçları kesilmiş. Adına karar verilmiş, başkalarının yanında kalması planlanmış ve bu konu hiç konuşulmadan belki de - bilemiyorum - onların yanına bırakılmış bir çocuk. Çaresiz, sesini duyuramayan ve belki de o yaşa gelene kadar çoktan sesinin duyulmayacağını öğrenmiş bir çocuk. O günlerde çocuk halimle sadece kendime olan ile ilgilendiğimi ve başka çocuklara olanlara pek bakmadığımı fark ettim önce. Gözlerimden yaşlar süzüldü. Çaresizlik hissettiğim her yerde olduğu gibi. Şimdi olsa bunlara izin vermezdim dedi bir yanım, tüm sesleri susturup ona sorulması için...

Kendimle Konuşmalar 777-1

Resim
Sen başkasının kabına uyarsın, o başkası da diğerinin kabına uymaya çalışır. Peki ne için? Belki sevilmek, belki onaylanmak, belki olduğu gibi kabul edilmek için. Ama kaplara uymaya çalışmakla yürümüyor bu denge...  Bir yanın hortlak gibi çıkıveriyor içinden,  "KENDİNE İHANET EDİYORSUN" diye bağırıveriyor, aynada gözlerinin içine bakarken, kendi çocukluğunu görüyorsun o gözlerin içinde.  İhtiyacı karşılanmamış, sevilmemiş, onaylanmamış, olduğu gibi kabul edilmemiş ve yok sayılmış kendi küçüklüğünü. Şimdi sen de o ihtiyacı karşılamayacak mısın? Hani, benim çocuğum yok, benim x tane var diye dolanıyoruz ya ortalarda. Peki ya asıl sahip olduğum çocuk, nerede?  O yanımda "BENİM" dediklerim zaten bana ait değiller de, neyse... Bu başka bir günün konusu olsun.  Unuttun değil mi, kendi içindeki çocuğa sahip çıkmayı bir zamandır? Onu korumayı, kollamayı, büyütmeyi, o takıldığı yerlerden onu alıp şu anda olduğu yaşa getirmeyi... Zaman geçti, beden yaşlandı biraz daha, am...

Alışkanlık vs belirsizlik

Resim
Bugün gökyüzüne bakıyordum.  Aklıma bir soru geldi?  Her gün böyle olsa hayatım nasıl olur? Madem bu kadar rutinler olsun istiyoruz, alışkanlıklarımız var, peki neden her gün farklı bir şey olsun da diyoruz?  Her gün aynı olunca içimizi bir sıkıntı kaplıyor, neden?  Her gün aynı yemeği dahi yiyemiyoruz.  Bugün ne pişireceksin?  Bugün kahvaltıda ne var acaba?  Tanıdık geldi mi bu sorular?  Her günün mutlak soruları degil mi :)  Evet, farklılıklar olsun istiyoruz.  Her gün aynı şeyi yemiyoruz, giymiyoruz. Küçük de olsa bir değişiklik arıyoruz, içerikte ya da mekanda...  Sizce neden?  Doğumdan bu yana her gün onca şey yaşadık, üstelik herhangi bir gün bir diğerinin aynısı olmadı...  Normal sandığımız olgunun içinde bile aynı olmayan birçok unsur vardı.  Normale en yakın gün sizin için nasıldı?  Ne olunca o normalden çıkıyordunuz?  Çıktığınızda nasıl deneyimleriniz oldu?  Yeni tatlar denediğinizde mesela......

Ateş Böceği

Resim
Bir geceydi ben onları gördüğümde. Kırların ortasında, başım önümde, hayatımın gidişatını ve geri kalanını nasıl geçireceğimi düşündüğüm bir gece...  Öyle zifiri karanlıktı ki, sanki yıldızlar bile terk etmişti evreni. Belki de onlar hala yerindeydi de ben göremiyordum. Bakmıyordum çünkü.  Zihnimin içinden çıkıp etrafıma, diğerlerinin gözlerine bile, bakmıyordum. Bakmadığım için de kendimi göremiyordum. Zannediyordum ki kendimi ancak kendi kendime kalırsam ve zihnimin bana sorduğu sorulara yanıt verirsem keşfederim. O yüzden gelmemiş miydim herkesten ve her şeyden uzak bu yere. O kadar istiyordum ki sessizliği ve yalnızlığı. Küçücük bir sese bile tahammül edemiyordum artık. Zihnimdeki onca ses yüzünden.  Ancak farkına varman çok zaman almadı, her şeyi kendimle birlikte taşıdığımın. Gitmek çözüm değildi bir yerlerden, bir yerlere. Gidince kendinden gidemiyordun.     Gece gölgesi olur mu insanın, oluyordu işte...  Her şey gitse bile beni takip ediyordu g...

Dışarısı

Resim
Bulunduğun odadan, yatağından hiç çıkmak istemediğin zamanlar oldu mu senin de? Adına depresyon dedikleri ve aslında sevgiye en çok ihtiyacın olan zamanlardan hani. Oysa hepsi, yalnız kalmak istiyor diye yorumlamışlardı değil mi? Onlara da hak ver. Nasıl yaklaşacaklarını bilemediler sana. O kadar katılaşmıştın ki. O kadar zarar görmüştün ki çevrenden, belki de onlardan... Farkında değillerdi yaptıklarının, değil mi ... Söylemedin ama sen de hiç. Böyle yapmanız beni üzüyor demedin. Üzülmene ve zarar görmene rağmen onları çıkaramadın da hayatından. Güçsüzdün belki, çaresizdin. Belki de anlarlar bir gün diyordun. Anlatsam anlarlar mı diye çok çabaladın biliyorum. Her zaman sonu hüsran oldu. Biliyor musun bir gün anlıyorlar. Ama beklersen o günü, sen yaşamamış olacaksın. İçinde bulunduğun bu durumdan çıkamayacaksın ve yaşamı kaçıracaksın. Bırak onlar zamanları geldiğinde anlasınlar olanları. Bırak onlar görsünler ya da görmesinler. Ama bu anı kaçırırsan tekrarı yok....

Unutmak

Resim
Gece saat 04:00 Ani bir uyanışla kalktı yatağından. Bir gerçeği fark etmiş gibiydi. Sordu: Onu unutabildin mi? *** Aslı'nın yerini hiç kimse tutmaz eğer bir kez Kerem olmuşsanız sözünü hatırladı bir kez daha. Bu kez daha derinden anladı söylenmek isteneni. Bu yüzden mi kendimizi ya başkalarını kurtarmaya ya da tekrarlara adıyorduk. Her bir Aslı'da aslında kaybettiğimiz Aslı'yı mı kurtarıyorduk ya da Kerem'i. Her biri ile tekrar tekrar onu mu yaşıyorduk ya da? Bir parçasını bir özelliğini mi bulmaya çalışıyorduk? Yetmeyen yetmeyecek olan bir parçasını, onu hiç unutmamak için, sürekli? Birine bağlanmaktan kaçmakta ki asıl sorun bu kez de onu kaybettiğinde canının acıyacak olması ve yeni bir Aslı yaratacak olmak mıydı? Tamamlanmak ? Tamamlanmak istemek ama aynı zamanda da bu tamamlıktan kaçmak... İnsanın cenneti ile cehennemi değil mi? Biri ile biten bir ilişkinin devam eden ilişki de kaldığı yerden sürecek olması başka nasıl açıklanabilirdi ki...